10 Ocak 2014 Cuma

Mezun olunca hemen hemen herkesin kafasını karıştıran bir mesele vardır: "sertifika".Özellikle bilişim alanında birçok eğitim mevcut.İŞKUR'un İstanbul bölgesinde programlama,veri tabanı yönetimi,sistem geliştirme,bilgi işlem uzman yardımcısı vb. kursları say say bitmez.

İş arayanlar bilir ilanlarda adayın SAP ,LOGO,Mikro bilmesi istenen şartlar arasındadır.

Okulda  Mikro'ya yönelik ERP eğitimi aldım,dersini seçtim,tez yazdım.SAP,Mikro,Ms Dynamics ekranlarını gördüğüm,çalışma mantığını kavradığım programlar.

ERP'ye yönelik bir paket programının eğitimini alayım mı almayayım mı diye düşündüm.Eğitim fiyatlarına baktığımda yeni mezuna tuzlu gelebilen fiyatlar.Eğitimi aldıktan sonra ne olacaktı ? İş bulmam garanti mi olacaktı ? Bu belgeyle uzman/danışman  mı olacaktım ? Ve internette bu konuyla ilgili kaynak havuzu varken,eğitime bu kadar para vermem doğru mu ?



Derken bu yazı kafa karışıklığımı önledi :
"
SAP Bilen eleman aranıyor” başlıklı yazımda aslında SAP şirket adı olduğunu ve SAP bilen eleman aranıyor diye yazılan ilanlarının kavram karmaşası nedeni ile yazıldığından söz etmiştim. Şimdi ise kendin ile çelişen bir başlık yazıyorsun sanmayın sakın çünkü buradaki başlık doğru. SAP şirketinin çıkardığı tüm ürün ailesi içerisindeki eğitimler olduğu için en genel manada SAP başlığı altında toplayabileceğimiz için bu şekilde kullanılmakta.
SAP ile ilgili eğitim veren resmi olarak iki şirket var. Bu şirketlerin ismini www.sap.com.tr sitesinden bakabilirsiniz. Bu eğitim veren firmaların dışında resmi olmayan ve eğitim verende birçok firma var. Bu eğitimler ne kadar yararlı olur konusunda gelince eğer SAP konusunda hiç bir bilginiz yoksa direkt olarakeğitim alarak eğitimden beklediğiniz faydayı göremeyebilirsiniz. Yani eğitimi aldıktan sonra ben herşeye hakimim, eğitimini aldığım konu ile ilgili herşeye yorum yapabilir durumunda olmayacak. Elbette hiçbirşey bilmeden girilecek bu eğitimlerin yine de sizlere faydası olacaktır. Örneğin SAP ERP tarafında SD eğitimi almaya karar verdiniz. Bu eğitimi alsanız da öğreceneğiniz bilgilerle ne danışmanlığa başlayabilirsiniz ne deSAP kullanan herhangi bir şirketin Bilgi İşleminde bu işi bilen birisi gibi işe başlayabilirsiniz. Bunun nedeni gerçek hayattaki sorunlar ile aldığınız eğitimler maalesef bire bir örtüşmüyor. Gerçek hayattaki süreçleri anlayıp sorunları çözmek için tecrübeye ihtiyacınız olması.
Bu işlere yeni başlayan arkadaşlara tavsiyem verilen maaşa bakmaksızın ya bir danışmanlık firmasında ya da sap kullanan bir firmada junior pozisyonda başlanması. Tekrar ediyorum paraya önem vermeden başlamalı ve gerçekten sabır ile çalışılmalı. Başarı ve para zaten kendiliğinden geldiği örnekler ile mevcuttur. Biraz daha tecrübelenip sap eğitimide aldıktan sonra bence hedefiniz sap sertifika sınavına girip sertifikalı bir danışman olmalı.
Burada SAP’nin hangi eğitimini alacağınıza karar verilmesi  konusu da önemli.SAP konusuna çalışmak isteyen  arkadaşlara öncelikle tavsiyem önce kavramları anlamalı. ERP ne demek, SAP ERP içerisindeki FI, SD, MM modülleri ne demek diye bakmak,  şirket içerisindeki genel süreçler nelerdir. Bir satış sürecinin temel senaryoları nelerdir. Satınalma ile ilgili senaryolar nelerdir?  CRM nedir? gibi soruların öncelikle bilmek yol bulma açısından sizlere faydalı olacaktır.Bu kavramları bilerek eğitim alırsanız en azından eğitimin daha verimli geçmesine neden olur.
SAP’nin teknik eğitimlerinden birini seçen arkadaş için örneğin ABAP, Basis, Netweaver eğitimleri gibi burada da temel bilgisayar, programlama ya da sistem bilgisi kavramlarını bilmek eğitim öncesi sizlere daha faydalı olacaktır.

ERP'yi keşfetmek adına yararlanabileceğiniz kaynaklar:
Düşüncelerimi aktarmak istedim,bu konuda kafası karışan sadece ben değilim bundan eminim.Eğitimden başka yolları düşünenlere gelsin bu yazı.Unutmadan tüm ERP programına hükmetmek zor,ilgi duyduğunuz,çalışmak istediğiniz alana göre eğitime yoğunluk verebilirsiniz.

Karar sizin ...
| 0 yorum

28 Ekim 2013 Pazartesi

Bilgi sistemleri tasarlamak ve uygulamaya geçirmek başlı başına bir proje yönetimidir aslında.Projede kimin görevi ne, projeden ne anlıyor ve ne bekliyor önemlidir.Ortak dili konuşabilmek.Proje yönetimiyle ilgili klasikleşmiş bir resim vardır,anlatmama gerek yok apaçık ortada:


Bir bilgi sisteminde iletişimi ele almadan önce bilgi sistemi tasarlama ve ortaya çıkarana  kadar sistemde yer alan kişileri yani paydaşları tanımlamak lazım.
Bunlar kim ?
Sistem sahipleri (system owners): Sistemin geliştirilmesi için para ödeyenler.

Sistem kullanıcıları (system users): Bir işin yapılması veya desteklenmesi için sistemi kullananlar.

 Sistem tasarımcılar (system designers): Kullanıcı ihtiyaçlarını karşılaması için sistemi tasarlayanlar.

Sistem kurucular (system builders): Sistemi kurar, test eder ve kullanıma hazır hale getirirler.

Sistem analistler (system analysts): Teknik bilgisi olmayan sistem sahipleri ve kullanıcılar ile sistem tasarımcı ve kurucularının arasında iletişim sağlayarak sistemin gelişmesine olanak sağlarlar.


Tedarikçiler ve danışmanlar (vendors and consultants): İşletmelere yazılım, donanım ve servis sağlarlar.
Bunların hepsi bir projede bir araya gelmeyebilir ya da bir kişiye birden fazla iş yüklenebilir.

Bir bilgi sisteminde bu paydaşlar,veri,proses ve kullanıcı arayüzü kavramlarına nasıl bakıyorlar ? Bu terimler onlara ne anlatıyor ?

VERİ

Sistem sahiplerinin bakış açısı: Hedefler,amaçlar ve rekabet üstünlüğü

Sistem kullanıcılarının bakış açısı : Veri gereksinimleri, varlıklar, özellikler, ilişkiler ve kurallar açısından kullanıcı verilerinin gösterimini ifade eder.

Sistem tasarımcıların bakış açısı:  Sistem tasarımcılar veriyi bir bilgi sistemi için ihtiyaç olarak tanımlar. Tasarımcılar bu ihtiyacı daha önceden sistemde var olan veri tabanına tanıtmakla görevlidir. Bunun için veritabanı şemaları  kullanılır.

Sistem kurucuların bakış açısı:  Sistem kurucuları veriyi kesin bir dille elde etmelidir. Bunun için de veritabanı yönetim sistemleri  kullanılır.


PROSES

Sistem sahipleri açısından; İş fonksiyonları  organizasyonu desteklemek için yapılan ve süregelen aktivitelerdir.

Sistem kullanıcıları açısından: Kullanıcılar iş süreçleri  açısından endişelenirler. İş süreçleri sistem tarafından yapılan işler anlamına gelmektedir.Ayrıca bu iş süreci yönetimindeki kurallar ve kişilerin yetki,sorumlulukları.

Sistem tasarımcılar açısından: Sistem tasarımcıların karar vermesi gereken hangi hangi süreçlerin otomasyonla olacağı ve en iyi otomasyon seçeneğinin ne olduğudur. Bunun için bir tasarımcının ilk olarak uygulama şemasına odaklanması gerekmektedir. Uygulama şeması bir model olup seçilen veya seçilecek olan süreçlerin yazılım ve donanım kullanarak nasıl uygulanacağına karar verir. (Bir yazılım paketi kuruma nasıl entegre edilir?) Eğer yazılım paketi kurumun içerisinde geliştirilecekse bu şemaya bazı yazılım spesifikasyonlarının da eklenmesi gerekecektir. akış şemaları (flowcharts), durum geçiş çizelgeleri  tümleşik modelleme dili diyagramları (unified modeling language diagrams).

Sistem kurucular açısından: Uygulama programları (application programs) geliştirerek C++, SQL, Java gibi programlama dilleri ortaya çıkarmaktadırlar. Ayrıca geliştirilen prototipler (prototyping) sayesinde daha hızlı işleyen bir yapıya sahip olunabilinir.

Kullanıcı arayüzü kısmını devamında aktaracağım.
Çeviri için arkadaşım Tuğba Çekici'ye teşekkür ederim ;)

| 0 yorum

25 Ekim 2013 Cuma

Geçenki yazımda bir sistem analistte bulunması gereken özellikleri ele almıştım.Şöyle bir sistem analist dosyasını karıştırırken yazılarını da takip ettiğim Sabri Suyunu'nun blogunda bu yazıyı gördüm,blogumda epey sistem analistten bahsettiğim için ben de paylaşmak istedim.Bakalım gerçekten o işe biçilmiş kaftan mısnız ?


Müşterilerinizin IT’ye ayak uydurmasını bekliyorsunuz

İş ünvanında “analist” sözcüğünün geçiyor olmasının sebebi, sizden beklenenin iş ihtiyaçlarını analiz etmeniz ve IT’nin müşterilerine daha iyi hizmet veriyor olmasını sağlamanız olmasıdır. IT tarafında işlerin daha iyi ve daha güçlü işlemesini sağlayacak bir plan ile ortaya çıkabilirsiniz, ancak iç müşterilerinizin hemen kendi süreçlerini değiştirerek sizin planınıza uygun çalışmaya başlamalarını beklemeyin – planınızın işleyebilmesi için en azından bu değişikliğin kendi çıkarlarına olduğu konusunda onları ikna etmeniz gereklidir.

 Üst yönetim ile çalışmayı sevmiyorsunuz

Bazı tepe yöneticilerin teknolojinin neler yapıp neler yapamayacağı konusunda hiçbir fikirleri olmadığı bir gerçektir. Şu var ki, bir üst düzey yönetici yıllardır Blackberry’si üzerinden e-posta atmaktan daha teknolojik bir şey yapmamış olabilir. Bu kişilerin gerçek dışı taleplerini yönetmeye çalışırken bir taraftan aynı kişilerin sizin bir yılda kazandığınızı bir ayda kazandıklarını biliyor olmak da egonuz açısından rahatsız edici olabilir. Onların nerede yanlış yaptıklarını sabırlı bir şekilde kendilerine izah edemiyorsanız – cehaletlerini küçümseyici bir tavır almadan -, bir sistem analisti olarak başarılı olamazsınız.
 “Hayır” diyemiyorsunuz
“Hayır” diyebilmek hayatın tüm aşamalarında önemlidir, ancak bir sistem analisti olarak bir gün işinizin devamı buna bağlı hale gelebilir. Patronunuzla, onun patronuyla ve operasyon tarafının yöneticisiyle bir toplantıda olduğunuzu düşünün. Birisi o anda sizi yeni bir geliştirme ile ilgili onay vermeniz konusunda ikna etmeye çalışıyor ve patronunuz da size yardımcı olmuyor. Baskı altındayken, birçok kişi o anı kurtarabilmek için “Evet” diyebilir. Ancak bu yeni geliştirmeyi istenen süre ve bütçe ile yapabileceğinizden gerçekten emin değilseniz, bu baskıya karşı koymanız ve vakit kazanmanız gereklidir. Mantık dışı bir görev ile ilgili onay vermek başarısızlığın ilk adımıdır.

 “Evet” diyemiyorsunuz

“Hayır” demek sizi imkansızı vaat etmekten koruyabilir, ancak bu sözcüğü tutumlu kullanmanız en iyisidir. Bir sistem analisti olarak başarı elde etmek için, kendinizi iç danışman olarak görmelisiniz. İşletmenizin para kazanabilmek için IT araçlarına ihtiyacı var, ve siz bu araçların nasıl kullanılacağını belirlemelisiniz. Kendi iç müşterilerinizle birlikte çalışarak “Evet” diyebileceğiniz bir planı ortak yaratın. Neye ihtiyaç duyacağınızı tespit edin: Daha fazla vakit, daha fazla para, daha fazla insan ya da araç kaynağı – ve taleplerinizin arkasında durmak için kendinizi hazırlayın.

Derme çatma ve kısa vadeli çözümlerden nefret ediyorsunuz

Çok az sistem analistinin elinde bir sistemi tümüyle baştan tasarlama ve sınırsız kapasite ile genişletme imkanı olur. İş çoğu zaman aynı eski platform üzerinde yamalanmış eski kodlarla yeni şeyler üretmekten ibarettir. Örneğin, bir iş ihtiyacını zamanında sunabilmek için tek seçeneğiniz küçük bir uygulama yaratıp onunla veriyi bir yerden alıp, işleyip, başka bir uygulamaya göndererek işletmenin erişip kullanabileceği yeni bir bilgi kaynağı yaratmaktır. Bu o an için amaca ulaşmayı sağlasa da, sonrasında sistemin kirlenmemesi için verinin doğru biçimde işlenmesini sağlayacak uzun dönemli bir plan sunmanız daha iyi bir fikir olacaktır.

 Yalnızca büyük resme odaklanıyorsunuz

Sistem seviyesinde bir çalışan olarak, bürokrasi yerine büyük resim hakkında daha fazla kaygı taşıyor olabilirsiniz. Ancak firmalar çoğu zaman her işin yapılması ile ilgili özel bir süreci takip ederler. Sıkı kontroller içeren prosesler kullanıcıların kaprislerine karşı sizi bir yere kadar koruyabilir, ancak aynı zamanda sizin projede ilerlemek yerine formlar ile uğraşmanıza sebep olarak sizi yavaşlatabilir. Dahası, yazılmayı bekleyen bir sürü dokümantasyon ve ilerleme raporu varken, harcamak isteyeceğinizden çok daha fazlasını testlere ve bürokrasiye ayırıyor durumda kalabilirsiniz.

Karar almak için sezgilerinize güveniyorsunuz

Analiz ve sezgi birbirlerinden aşırı derecede farklı karar alma yöntemleridir, ve siz analiz yapmak için maaş alıyorsunuz. Yalnızca benzer tecrübelerinize, doğuştan yeteneklerinize ya da altıncı hissinize güvenerek işinizi yapamazsınız. Sonunda haklı çıkabilirsiniz, ancak projenizin planlama aşamasında, birçok iyi yönetici size çalışmanızı göstermenizi isteyecektir (matematik dersinde olduğu gibi). Unified Modeling Language (Birleşik Modelleme Dili – UML) ya da benzer modelleme araçları ile biraz vakit geçirmeye kendinizi hazırlayın. Peçete üzerinde karalayacağınız bir akış diyagramı kesinlikle yeterli olmayacaktır.
 Dinlemiyorsunuz
Mantıksal karar alabilme yeteneği bir sistem analisti için çok kritiktir, ancak başarılı olabilmek için başka kişisel yeteneklere de ihtiyacınız var. Bunlardan belki de en önemlisi dinlemektir. Son kullanıcılarla biraraya geldiğinizde, onların ihtiyaçlarını dinleyin ve pekiştirme soruları sorarak projenin iş tanımlarını mükemmelleştirin. Firmanın bir bütün olarak projenizden elde etmeyi beklediklerini anlayabilmek için mutlaka üst yönetimi de dinlemelisiniz.

Taviz vererek uzlaşmanın kaybetmek olduğunu düşünüyorsunuz

Her zaman “doğru” cevabı kendinizin mi bildiğini düşünüyorsunuz? Hiçkimse eğer ihtiyaçlarını karşılamıyorsa doğru cevabın ne olduğunu umursamaz. Sizin en şık ve mantıklı tasarımınız eğer bütçeyi aşıyorsa ya da zaman planına uymuyorsa yetersiz bir tasarımdır. Firmanın sınırları doğrultusunda taviz vermeye ve projenizi yeniden oluşturmak zorunda kalabilmeye hazır olmalısınız.

 9-5 haricinde çalışmak istemiyorsunuz

Sistem analisti ünvanı genel olarak sistemin bütününden sorumlu olmayı ifade eder. Bir problem çıktığında, sorun çözülene kadar çalışmanız gerekir. Günler boyunca uzun geceler ve haftasonları ofiste çalışmaya hazırlıklı olun. Eğer kendinizi bir anda tüm sistem hakkında tek bilgi sahibi kişi olarak bulursanız, en kısa zamanda birini kendi yedeğiniz olarak eğitmeye başlayın. Eğer firmanız sizin ve birbaşkasının böyle bir eğitime vakit ayırmasının gerekli olduğunu düşünmüyorsa, onları size bir otobüs çarptığı takdirde sistemin ve firmanın ne hale gelebileceği konusunda iyice bilgilendirmeniz gereklidir :)
www.fazlamesai.net adresinde SHiBuMiGo adlı kullanıcı tarafından çevrilmiştir.
| 0 yorum

23 Ekim 2013 Çarşamba

Ödevim için araştırma yapıyordum,sistem analiz ve sistem analisti anlatmam gerekiyordu.Olayın yine mesleğim olan sistem analistlik kısmına daldım.Konuya dalarken anonim bir yazı buldum.Tam kafama layık tanımlamalar ve rolller içeriyor,hemen paylaşmak istedim.Sistem analizinin öneminden bahsettim hep bakalım bu adamlar nasıl biri,ne iş yapıyor,sistem analist olacak adam nasıl belli olur ? 
Hadi bakalım,belki o sizsinizdir ?
Analiz Yeteneği
Sistemsel Bakış : Sistem kavramı ve sistem elemanları çok iyi anlaşılmış olmalıdır.
Organizasyon Bilgisi :Sistem elemanları ile dolaylı ya da dolaysız ilgisi olan çalışanların görev ve sorumlulukları sistem analistince çok iyi bilinmelidir.
 Problem Analizi : Problemin kaynağı ve çözümü üzerinde alternatif yapılar üretebilmek sistem analisti için önemli bir özelliktir.Bilgi toplama, inceleme, seçim ve çözüm problem analizinin safhalarıdır.
                                      

Yönetim Yeteneği
Proje Yönetimi : planlama yapabilme, zaman planlaması ve kontrol sistem analistince taşınması gereken özelliklerdir.
Risk Yönetimi : projede karşılaşılabilecek kısıt ve problemlerin öngörülebilmesi ve önleminin alınması.
Değişim Yönetimi: sisteme gelecek değişimlerden dolayı kullanıcıdan gelebilecek direncin kontrolüdür.
Kişisel Yetenekler
İletişim Yeteneği : Mesajı doğru kodlaya bilme, kullanıcı ve yazılımcı ile aynı dili konuşabilme.
Gözlem, Dinleme ve Soru sorma Yeteneği: gözlem ile kullanıcının problemler karşısında davranış şekli öğrenilebilir. Soru sorma ise kullanıcıdan alınacak bilgileri yapılandırdığı ve yönlendirdiği için çok iyi yapılmalıdır.Dinlemede ise analist mesajı doğru şekilde alabilmeli, kullanıcının konuşması sonuna kadar beklenmeden soruya geçilmemeli
Beklentileri Yönetme Yeteneği
Sistemin genişleyebileceği noktaları öngörebilme yeteneği
Yazılı ve sözlü prezentasyon yeteneği
Grup çalışmalarını yönlendirme ve kolaylaştırma : Proje grubunda sapmaları engelleyebilme.
         Sistem Analistinin Rolleri Nelerdir ?
                           

  • Raportör: toplantı tutanakları tutabilme, not alabilme
  • Dedektif: doğru soruları sorma ve alma
  • Danışman: alternatif öneri sunabilme
  • Araştırmacı: her konuda bilgi sahibi olma. Gerekli bilgiye ulaşabilme
  • Organizatör: organizasyon yapabilme
  • Artist: rol yapabilme
  • Basitleştiren: karmaşık işleri basite indirgeyebilen
  • Keşifçi : ileriyi görebilen
  •  Didikleyen: sistematiği sorgulayan
| 0 yorum

13 Ağustos 2013 Salı

1512 üniversitelerin örgün öğrenim veren herhangi bir lisans programından mezun ya da üniversitelerin herhangi bir yüksek lisans veya doktora programına kayıtlı öğrenci ya da üniversitelerin herhangi bir yüksek lisans veya doktora programından mezun kişilerin başvurabildiği destek programı.

Üniversitedeyken kendi işimi kurmak istiyorum,yazılım projemi hayata geçirmek istiyorum diyenlerin bir alternatifi belki de bir umudu.

Programla bireysel girişimcilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmeleri için, fikir aşamasından pazara kadar olan faaliyetlerin desteklenmesi, böylece nitelikli girişimciliğin özendirilmesi ve uluslararası rekabet gücü olan, yenilikçi, teknoloji düzeyi yüksek ürün ve süreçleri geliştirebilen Ar-Ge yoğun başlangıç firmalarının oluşturulması amaçlanmıştır.

Program, yenilikçi iş fikirlerinin aşamalı olarak ticari ürüne/sürece dönüştürülmesine yönelik olarak aşağıda belirtilen 4 aşamadan oluşmaktadır:

1.Aşama Kişi Tübitak’a başvurur.
Değerlendirme.
Kişi isterse girişimcilik eğitimi alır. İş planı hazırlanır.

2.Aşama
Şirketleşme ve teknolojik doğrulama.
Sermaye şirketi kurulur.
En fazla 100.000 TL’ye kadar hibe destek verilir.Bu bütçe bir defaya mahsustur.Ayrıca 100.000 TL’yi geçmemek kaydıyla %15 oranında genel destek gideri alabiliyorsun.
Ön prototip,demo,benzetim ve yazılım algoritmasının ilk çıktıları.
Süre : en fazla 12 ay

3.Aşama                                                                              
Prototip geliştirme
İleri Arge aşaması
İlk Arge projesi 1507 kapsamında desteklenecektir.
Azami 500.000 TL’ye kadar olan bütçelere %75 oranında hibe desteği var.
Eğer Argeye gerek duymazsan direk 4.aşamaya geçebilirsin.
Esas harcama tutarının %10 u oranında genel gider desteğin var.

4.Aşama
Ticareleşme aşaması.
En fazla 12 ay.
Yatırımcılar,pazarlama aşamasıdır.
Toplam 1512 projesi 4 yıldır.Kişi bunu 2 yılda bitirebilir.Birden fazla ön ödeme alınabilir.
Biz bir arkadaşın projesini denemiştik,100.000 TL benim projeme yetmez demeyin,arkadaşın projesi hem web tabanlı hem de mobil uygulamalı projeydi gider kalemi yeterli oldu.Süreç uzun olduğu için bu girişimcilik fikri üniversite üçüncü sınıfta gelirse daha iyi olur sanki.Benim hayalimdir bir projeye adımı yazdırmak belki sizin de hayelinizdir,bir didikleyin  sistemi.


| 0 yorum

2 Ağustos 2013 Cuma

CANIAS ERP: İnsan Kaynakları Modülünü baz aldım.Hatta reklam olmasın diye bir kısım özelliklerde azaltmaya gittim.Maksat işin özünü anlamak.
İnsan Kaynakları Modülü genel itibariyle aşağıdaki ana bölümlerden meydana gelmektedir:
• Kurumsal Planlama
• Eleman Seçme ve Yerleştirme
• Sicil Yönetimi
• Bordro Yönetimi
• Eğitim Yönetimi
• Raporlar

Kurumsal Planlama
• Nitelik, yabancı dil ve eğitim gereksinimlerine göre iş tanımlarını oluşturabilme
• Tarih bazlı ücret skalası ve personel adedi planlanabilen kadro tanımlayabilme
• Açık kadro talepleri oluşturabilme ve onaylama mekanizması
• Organizasyon şemaları oluşturabilme

Eleman Seçme ve Yerleştirme
• Eleman seçme sürecinin bir proje kapsamında takip edilebilmesi
• Proje aşama ve adım maliyetlerinin maliyet merkezleri bazında takip edilebilmesi
• Eleman duyuruları planlayıp takip edebilme
• Başvuru bilgilerini bir CV bankasında kaydedip takip edebilme, otomatik CV oluşturabilme
• Başvuru sahiplerine toplu olarak email atabilme veya mektup oluşturabilme
• Başvuru sahipleri ile yapılacak görüşmeleri planlama ve takip edebilme
• Başvuru sahiplerine test veya sınav uygulayabilme, sonuçlarını takip edebilme
• Başvuru (CV) bilgilerine kullanıcı tanımlı arama kriterleri ile ulaşabilme ve listeleyebilme

Sicil Yönetimi
• Tarih ve bilgi tipleri bazında kaydedilen sicil bilgileri
• Bilgi tipi bazında sicil kartı güncellemesi yapabilme
• Toplu ücret ayarlamaları yapabilme
• Performans değerlendirme puanlarını ücret ayarlamalarında kullanabilme
• Kıdem ve ihbar tazminatları hesaplayabilme, toplu listeler alabilme
• Tüm personel yasal raporlarını ve vizite kağıtlarını çabuk ve kolay oluşturabilme


Bordro Yönetimi
• Aylık / Günlük bazda çalışma bilgilerini takip edebilme
• Toplu veya özel ek gelir / kesinti tanımlayabilme, otomatik hesaplayabilme
• İkramiye ve benzeri ödemelerin otomatik ve toplu olarak hesaplanabilmesi
• Sadece devam edilmeyen (izinler) günlerin girilmesi ile tüm çalışma bilgilerinin takvime göre otomatik olarak çıkarılması ve bordroda kullanılması
• Kolay ve çabuk toplu tahakkuk işlemlerinin yapılması
• Ay içinde birden fazla avans işlemi yapabilme
• Bordro gruplarını kullanarak gerçek tahakkuk öncesi bütçe hesapları, planlamalar yapabilme
• Muhasebe kayıt anahtarları ile kolay ve çabuk bordro entegrasyonu
• Banka ödeme listeleri alabilme ve firmanızın maaş  ödemelerinin yapıldığı bankanızın elektronik veri dosyasını dizayn edebilme
• Aylık prim ve hizmet belgesinin otomatik hesaplanması, SSK'ya verilecek XML dosyasının
oluşturulması, eksik bildirilen SSK günleri yasal raporunun otomatik olarak meydana getirilmesi

Eğitim Yönetimi
• Eğitim kurumlarını, eğitim yerlerini, eğitmenleri ve eğitimleri tanımlayabilme
• Eğitim sonrası geliştirilen nitelikleri tanımlayabilme ve otomatik olarak sicil kartlarında
güncellenmesini sağlama
• Tüm eğitim kalemlerinin maliyetlerini takip edebilme
• Eğitim talepleri oluşturabilme ve eğitim kayıtlarına otomatik olarak aktarılmasını sağlama
• Eğitime katılan personellerin detaylı basarı ve devam bilgilerini takip edebilme
• Eğitim sonrası genel basarı ve devamlılık hakkında istatistikî bilgiler oluşturabilme
• Eğitim değerlendirme anketleri tanımlayıp gerçekleştirme



Bu kadar detay gözünüzde büyümesin.Dallanıp,budaklanan bu eylemlerin sayısı firmaların iş kurallarına göre şekil alacaktır.Biliyorsunuz bilişim sistemlerinde amaç tekrarlayan evrak işlemlerini ortadan kaldırmak,verimliliği artırmak.İnsan kaynakları yönetimi alanında ERP çözümleri genellikle; bordro işlemleri,eğitim,zaman ve devam yönetimi  gibi işlemlerin yönetimine yardımcı olacak araçları içerir.


Küçük bir tavsiye vermek isterim,kardeşim insan kaynakları okuyor,siz de insan kaynakları alanında çalışmak istiyorsanız bir SAP’ın,Microsoft Dynamics vb. ERP programlarının HRM modülünden “bordo yönetimi”ne mutlaka aşikar olunuz.İK alanında bordro bilip bilmediğiniz önem arz ediyor.Bir tık öne bu çağda bilişimle geçersiniz.
Bu arada bazılarını italik yaptımki okurken sıkılmayalım diye ;)

| 0 yorum

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Google +

Blog Archive

Search This Blog