alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2013 Çarşamba


EDI, belli bir şekilde yapılandırılmış bir format kullanarak, iki şirketin iş bilgilerini elektronik ortamda birbirlerine aktarmalarını ifade etmektedir.
Sistem nasıl çalışmaktadır ?
Online müşteri, Internet üzerinden satıcının Web sitesine girer. Burada bir ürün satın almak istediğine karar verir ve kendisi hakkında verdiği bütün bilgilerin şifrelendiği “Transaction Server”a yönlendirilir. Siparişini onayladığı anda, bilgiler net üzerinden özel bir geçiş yoluyla ödemeyi yapan veya ödemeyi teslim alan bankaların bu işlemi onayladıkları veya reddettikleri Network işleme mekanizmasına ulaşır. Bütün bu işlemler 5-7 saniyeden fazla sürmez. Günde bir kaç sipariş alan satıcılardan, binlerce sipariş alan satıcılara kadar değişik ihtiyaçları karşılayacak şekilde farklı ödeme sistemleri vardır. “Secure Socket Layer” (Güvenli Soket Katmanı) sayesinde e-ticaret güvenli bir hale gelmiştir.
Internet birbiri ile bağlantılı bilgisayarların oluşturduğu yapıdan müteşekkil bir ağdır. Ancak bu ağ sadece bir yada bir kaç taneden oluşmayıp ağların ağıdir. Bu küresel bilgi sistemi Şekil de görüldüğü üzere sunucu adı verilen bilgisayarlar üzerindeki bilgiler sayesinde genişlemektedir. Internet teknolojilerinin hızla ilerlemesi ile bu kapsamda sıkça konu olabilecek diğer bir tanım da Intranet ve Extranetdir. Intranet belli bir organizasyona İnternet teknolojilerini kullanarak kurulan bilgisayar ağıdır. Bunu bir tür lokal İnternet olarak da ifade edebiliriz. Ofis otomasyonlarının hızla yaygınlaştığı şu günlerde Intranet sayesinde bir organizasyonda iletişim daha hızlı ve kolay, koordinasyon imkanı daha da artmaktadır.
Extranet ise şirketlerin kendi aralarında veya belirli müşterileri ile bilgi alışverişinde/ticari ilişkide bulundukları ve üçüncü taraflara kapalı olan uygulamalardır. Bu uygulamalarda EDI (electronic data interchange) adı verilen bir yöntem kullanılmaktadır. EDI, 1990’lı yılların ortalarında ABD ve Avrupa’da yoğun olarak kullanılmaya başlanmıştır.

| 0 yorum

18 Nisan 2013 Perşembe

Aşağıdaki uygulama ödüllendirmeyi farklı kılmış. Geleneksel alışverişten   ziyade daha iyi bir ödüllendime programı tasarlamak amaçlanmış.Uygulamayı geliştirenler ,bu puanların tüketicide savurganlığı ve suçluluk duygusunu azaltığını savunuyor.Alışveriş motivasyonu bu olsa gerek.Duyguların tatmini, dinlenme, iyi vakit geçirme, başarılı olma, merak ve yeni deneyimler kazanma, kullanım kolaylığı,  ekonomiklik hepsi burada :)


Uygulama telefona indirilip, parakendeci uygulama programı yüklü olan tüketiciye ses sinyali göndererek,alışveriş merkezine girdiği anda etkin oluyormuş.Satın alınmak istenen ürünü tarama, arka planda otomatik  mobil ve yarı otomatik mobil check-in mantığı yatıyormuş.

Firmalar bu uygulamayla müşteri   sadakatini sağlamış görünüyor.Ayrıca her parakendeci kendine ait uygulamasını  geliştirebiliyormuş."Yazılım,parakendeyi güçlendirir" sloganı aklıma geliyor. Parakendenin yolu yenilikçi,interaktif,mağaza içi mobil uygulamalara doğru yol alıyor sanırım. Gartner, 2013 yılında mobil telefonların PC’lerin yerini alacağını ve 2015 yılında da oturmuş pazarlarda %80 oranında akıllı telefonların satışının olacağını ön görüyor. Bu öngörü alışveriş alışkanlıklarımızı nasıl değiştirecek merak ediyorum şimdiden...

Firmaya ait bilgiler : Kaynak
| 0 yorum

12 Ocak 2013 Cumartesi


Markete girdiğimizde ilk karşımıza çıkan raf neden ekmek rafı? Fiyatlar neden 9.99 TL? Tüm bunlar pazarlamanın altından çıkıyor. Marketlerde müthiş pazarlama taktikleri var. Çeşitli araştırmalara göre bu temel ürünler girişe yerleştirildiğinde insanların o sırada hızlıca alışverişlerini bitirip o markete haftalık alışveriş için gelme oranları yükseliyor.

Süpermarketlerin girişinde tek kişilik özel sandviçler, gazete stantları, çiçeklerin konulması kişide küçük, yerel bir marketten alışveriş yaptığı izlenimi yaratıyor. Bu da markete talebi artırıyor. Bunu Migrost’a yaşıyoruz. Ben direk çiçeklere odaklanırım, bir de merkezde bulunan fırından gelen kokular. Yerel izlenim verip vermediğini daha fark etmedim.

Ünlü markalar süpermarketlere ürünlerinin en görünür yerlere konması için ekstra ücret ödüyor. Normal raflardaki ‘alma seviyesi’ göz hizasından hesaplanarak 1.6 metre olarak belirlenmiştir. Fakat insanlar genelde göz seviyesinin biraz daha altına daha çok bakar ve bu nedenle buradaki ürünlere daha çok yönelirler. HBR dergisinde okumuştum orta raftaki ürünün satılma olasılığı %44 satış oranına sahipmiş. Satmak istediğiniz ürünü merkeze almayı denemek gerekirmiş.


Tabi tek bir hedefe kilitlenen tüketici için yapacak bir şey yoktur o ekmeğini alır çıkar. Dünyada ve tüm marketlerde yapılan pazarlama taktikleri neler?

1. Ekmek neden en sonda? Ekmek, süt gibi temel ihtiyaçlar en uzak köşeye yerleştirilir ki müşteri o yolda bütün marketi dolaşmış olsun, belki aklına başka bir ürün almak gelir…

2. Bu yoğurt 9.9999 TL Marketlerde en çok gördüğümüz şey para  üstünü alamayacağımız fiyatlardır. Aslında 10 TL olan bir ürünün etiketinde 9.99 TL yazar. Amaç, kişinin ürünü tek basamaklı bir rakam olarak düşünüp, daha ucuz görmesini sağlamak.

3. Ucuz ve karışık sepetler Market ortalarında ‘Ne alırsan 5 TL’ afişlerinin altında belli bir sınıflandırma yapılmamış ürünler bir sepette sunulur. Amaç; marketteki kişi o karışık ürünler içerisinde istediğini ararken diğer müşterilerin de dikkatini çekmektir. “Burada uygun fiyata bir şeyler var, bir bakayım” hissini uyandırmak.

4. Sağ tarafın önemi Dünyanın çoğunluğu sağ elini kullanan insanlardan oluştuğu için insanlar marketi gezmeye sağ taraftan başlıyor. Marketler de bir koridorda aynı ürünün pahalı olanını sağ tarafa koyarken ucuz olanı sola koyarak müşterilerini pahalı ürünü satın almaya yöneltiyor.

5. En büyük araba benim olmalı! Büyük alışveriş arabaları ile “Daha çok alışveriş yapabilirsiniz” hissi ile mesaj gönderiliyor.

6. Karolar büyük mü küçük mü? Pahalı bölümlerde küçük yer karoları, ucuz yerlerde büyük yer karoları kullanılıyor. Araştırmalar  küçük yer karolarının karar vermeyi hızlandırdığını, büyük yer karolarının yavaşlattığını ortaya koymuş.

7. Odalarda camsızım… Süpermarketlerde cam kullanılmadığını fark etmiş miydiniz? Bunun sebebi müşterinin dış dünya ile iletişiminin kopmasını sağlamak.

8. Anne bana çikolata al! Çikolata, sakız, sigara, dondurma gibi ürünler kasaların yanına konulur. Bunun iki sebebi var: Birincisi kişide bir işi başarıyla bitirdiği ve ödülü hak ettiği hissini yaratmak. Diğeri çocuklu müşterilerin çocuklarının tutturmasına dayanamayıp onun sabırla beklemesini sağlayabilmek için çikolata, dondurma almak zorunda kalmaları.
9. Lüks döşeme=pahalı tüketim Araştırmalar parlak ışıklar ve lüks döşemeleri olan marketlerin daha pahalı ürünleri daha rahat satabildiklerini ortaya koymuş.

10. En stratejik bölge: Koridorlar Erkekler genelde sadece almak istedikleri ürünlere yöneliyor ve aynı şekilde geri dönüyorlar. Buna ‘Bumerang etkisi’ deniyor. Bu yüzden erkeklerin kullanacağı ürünler koridorun tam ortasına konuyor ki erkekler maksimum ürün gösterilebilsin.

Bu konuyla ilgilenenlere Küresel tüketici analisti ve ‘Alışveriş Sanatı’ kitabının yazarı Scamell Katz’i öneririm. Dikkatli alışverişler. Yazıdaki fotoğraf 99 Francs filminin afişi. Tüketici ve reklamlar üzerine güzel bir film. Ayrıca tavsiye ederim.
| 0 yorum

6 Aralık 2012 Perşembe

Mark bir belgeselde : “Önceden bir şeyleri paylaşacak podyum yoktu. Facebook sayesinde sosyal ağların birbiriyle bağlanmasıyla dünya açık sisteme dönüşüyor.”


Bu açık sistem sadece bireysellerin yüzünü güldürmedi kurumsal firmaların da yüzünü güldürdü. Sosyal medya denilen bu yeni mecrayı reklam ve pazarlama için kullanmak isteyen iş dünyasının da dikkatini çekmiş durumda. Facebook da siteyi reklam, pazarlama, halkla ilişkiler için kullanmak isteyen kişi  ve kurumlara çeşitli çözümler sunmuyor değil hani.


Facebook ve diğer sosyal medya bizlere sahte bir dünya oluşturdu. Kurumlara ne gibi katkısı oldu açıkça görüyoruz. Pazarlamanın kuralları değişti.Ders kitaplarımızda pazarlama karmalarını 4P (product – ürün, price – fiyat, place – satış kanalı ve promosyon)  ve 5C(company,collaborators,competitiors,climate)lerle öğrendik pazarlamayı.

Dijital pazarlama 4P’yi yaptı 5P! Dijital pazarlama uzmanı ve yazar Brandon Eley: “Pazarlamanın “4 P” kuralına (product – ürün, price – fiyat, place – satış kanalı ve promosyon) bir P daha eklendi, o da “people-insan” diyen Eley, interneti ve sosyal medyayı kullanarak başarılı pazarlama faaliyetleri gerçekleştirmek isteyenlere yol gösterdi. Geleneksel pazarlama teknikleri, insanlara 50 – 60 yıldır aynı mesajları aynı yöntemlerle ulaştırmaya çalışıyor. Ancak bu yöntemler maliyet açısından hiçbir avantaj sağlamıyor.”

Gelelim başlığımdaki @People’la…Burada Peeople yazarımızın kastettiğiyle aynı.@ bilgininiz üzere sosyal medyada bulunduğumuz yerlerin haritasını, krokisini veren bir tuş. Sanal Dünya’da pazarlamacılar tüketicilere ne gibi uygulamalarla “@people” uygulaması gerçekleştiriyor? Örneklere bakalım:

STARPET: İstasyonuna gelen müşterilere Foursquare kullanıcılarını çeşitli indirim fırsatları sunuyor.Müşteriler bu fırsattan yararlanmak için istasyondayken akıllı telefonları ya da tablet bilgisayarlarından Foursquare üzerinde check-in yapmaları yeterli.Böylece müşteri,bulunduğu istasyonda kampanya varsa kendilerine özel sunulan indirim oranlarını görebiliyor ve akaryakıtlarını indirimli alabiliyorlar.


KFC: Facebook'ta gerçekleştirdiği indirdik gitti kampanyasının sayfasını beğenip,formu dolduran müşterilere anında bedava menü kazandırıyor.



TEKONOSA:"Facebook Yer Bildirimi Fırsatları" üzerinden uyguladığı kampanya ile kampanyanın geçerli olduğu mağazalarında yer bildirimi yapan müşterilerine indirim veriyor.



DARTY: Darty de facebook sayfasından hizmet veriyor.İndirim kuponları kazanabiliyorsunuz.



Biz de tüketiciler olarak Mark’ın açık sistem olarak tanımladığı Sanal Dünya’da @ ile people karmasına dahil olsak mı acaba? Ne dersiniz? “@tme,beğenme dünyası “ Ben uydurdum ;))
| 0 yorum

1 Ekim 2012 Pazartesi

Alışveriş kadınlar için yaşam tarzı, erkekler içinse mecburiyet.Herhalde pek az erkek psikolojisi düzelsin diye ayakkabı satın alır.Pazarlama planı yaparken şu sorulara net cevap verilmeli. Kadınların alışverişlerde giderek artan ağırlığı nedeniyle alışveriş davranışlarında ne gibi değişiklikler beklenebilir? Buna bağlı olarak işletme yöneticileri nasıl bir strateji izlemelidirler?

  Bu kadar birbirinden ayrı ayrı tüketici grubunda satış yöntemleri de farklı olmalı. Tüketiciyi kadın, erkek, çocuk şeklinde üçlü gruba ayırmalıyız. Genel bir ayrıma tabi tutulduğunda kadın erkek şeklinde ayrılmaktadır. Bu ayrımı gözetmek ister girişimci için olsun isterse pazarlama yöneticileri için başarıyı getirecektir.

  Kadınların göreceli olarak duygusal olması, erkeklerin nispeten daha rasyonel olması bilgisini bilmek size ne getirecektir?

  Kadın ve erkeklere özgü gerçekleri bilerek satış döngünüzü kısaltabilir, anlık kararlarla yapılan alımları artırabilir, müşteriyle uzun vadeli ilişkiler kurabilirsiniz. Tüm müşterilere genel bir tutumla yaklaşmak sizi ne kadar etkin kılabilirki… Aslında yapılan tüm bu ayrımların temel amacı müşteriyi elde tutmak,marka sadakati

  Alışveriş birden fazla hedonist duygular barındır. Bunlar, duyuların tatmini, korunma, dinlenme, iyi vakit geçirme, başarılı olma, merak ve yeni deneyimler kazanma, kullanım kolaylığı, uzun süreli kullanma, bakım kolaylığı, ekonomiklik, sağlıklı olma, beğenilme, saygınlık kazanma, modaya uyma, farklı olma, başkalarını mutlu etme.

  Pazarlamacıların işi zor gibi duruyor. Zor değil aslında. Yukarıdaki alışveriş duygularını kadına ve erkeğe göre ikiye ayırsak daha kolay olacaktır.Piyasada bu noktada birçok araştırma mevcut. Onlardan birinin sonuçları:
  • Kadın tüketiciler alışverişleri sırasında erkek tüketicilere oranla indirimli ürünlere daha fazla bakmaktadırlar.
  •  Yine kadın tüketiciler erkek tüketicilere oranla arkadaşları ve ailesi için alışveriş yapmaktan daha çok zevk almaktadırlar. 
  • Kadın tüketiciler erkek tüketicilere göre alışverişi sosyal bir ihtiyaç olarak germektedirler. 
  • Alışveriş sırasında satış elemanlarının tüketicilerle ilgilenmesi kimi tüketiciler rahatsız ederken, kimi tüketiciler de bundan hoşnut olmaktadırlar. Kadın tüketiciler alışveriş sırasında erkek tüketicilere göre satış elemanlarının kendileriyle ilgilenmelerinden huzursuzluk duymaktadırlar. 
  • Mağazanın oturduğu yere uzak olması kadın tüketicilerde, erkek tüketicilere göre alışveriş isteğini azaltmaktadır. 
  • Günümüzde sanal ortamdan alışverişler giderek yaygınlaşmaktadır. Fakat sanal ortamdan alışverişte urunu yakından görmeden, ürüne dokunmadan alışveriş yapmayı kadın tüketiciler erkek tüketicilere göre daha az tercih etmektedirler.
  Yukarıdaki genellemeler bilindik bir ürüne, sektöre hitap edebilir. Sizin girişeceğiniz iş bu genellemelere uymuyorsa siz ürününüzle ilgili genellemelere nasıl varabilirsiniz?

  O zaman iş beyne kadar iniyor. Kadınlar beyinlerinin sağ lobunu daha yoğun, erkeklerse sol lobunu yoğun kullanıyorlar. Beynin her iki lobu tüm eylemlerden sorumlu ancak sağ lobu hayal gücünden, soyut algılamalardan, resmin bütününü görmekten daha iyi anlıyor. Sağ beyin empatik düşünür, sol beyin verilerle düşünür.
  Verdiğim genellemelere uymayan bir örnek ele alalım. Diyelim ki emlak işiyle uğraşıyorsunuz, daire satacaksınız. Evli bir çift daireye bakmaya geldi. Kadını dairenin odalarının renkleriyle, tasarımıyla, hayal gücü, güvenli olduğu hissiyle etkileyebilirsiniz. Erkeği nasıl etkilersiniz? Erkeği dairenin büyüklüğüyle yani sayısal verilerle, sunacağınız çözümlerle, mekânda hareket etme kabiliyetiyle etkileyebilirsiniz. Beyni ben yerleştirdim, hedonist duyguları da siz yerleştirin.

Unutmadan pazarlama Philip Kotler’in dediği gibi, “Karlı müşteri bulma, şirkete bağlı tutma ve satışları artırma bilimi ve sanatıdır.” Ürünüzü, hizmetinizi iyi konumlandırmalar.

Not : Alışverişte Kadın Erkek farklılığı araştırma sonuçları burada
| 0 yorum

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Blog Archive

Search This Blog