bilişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2013 Pazar

Bilişim projelerinde sistem analizi; bilişim sistemi bileşenleri ve faaliyetleri ele alınmasıyla ayrıntılı olarak tanımlanmasıdır. Bunun sonucunda da bize maddi, teknolojik, zaman vb. faktörleri dikkate alarak  en uygun çözüm amaçlanır. Tabi burada “en iyi ben bilirim” davranışını sergilememek önemli.

Artık günümüzde firmaları birbirinden ayıran,farklı kılan BT’ye yapılan yatırımlardır.BT’nin kolay taklit edilir olması size rekabet avantajı sağlamayacağı izlenimi bırakmasın.BT ile mal ve hizmetlerin tasarlanması,geliştirilmesi ve üretilmesi için fiziksel yer bağımlılığını ortadan kaldırmıştır. Bir örnek vermek gerekirse Toyota’nın yönetim merkezi japonyada olmasına karşın araç tasarımını İtalya’daki bir başka merkezde, üretimini Türkiye’deki fabrikada, bazı parçalarını Güney Amerika’daki fabrikadan tedarik ederek ve satışını internet üzerinden dünyanın herhangi bir yerinden yapabilmektedir. Organizasyonel sınırlar tarafından kısıtlanmamaktadır.

Toyota örneğinden gidecek olursam,burada Japonya,İtalya,Türkiye’deki fabrikaların sisteminden bahsediyoruz,her biri birbirine bağlı bir halka.Ufak bir hata tüm zincirinin halkalarını etkileyecektir şüphesiz. Bu yönüyle bakacak olursak bilişim sistemleri, organizasyonun sosyal yapısını ve iş yaşamını değiştirebilir. Bu yolla bilişim sistemlerinin kurulacağı organizasyon incelenerek,yapısı, kültürü, görev türleri süreçlerine uyacak bir sistem tasarlanmalıdır.

Sistem tasarımında;mevcut durum analizi,varolan sistemin güçlü ve zayıf yönleri,rakip analizi,iş süreçleri,organizasyon şeması,hedefi,beklenen faydaları,sistem ihtiyaç analizi vb. unsurlar dikkate alınmalıdır.Bir nevi SWOT analizi.


Tasarlanan sistemin; belirlenmiş bütçeyi aşmaması,öngörülen tamamlanma süresinden daha uzun olmaması,önceden belirlenen amaçlara ve işlevlere hizmet etmesi sağlam bir analizden geçer.Eğer bunlar dikkate alınmazsa  ne olur ? Proje adeta yarım kalan bir cümle misali…

Bu arada bu fotoğrafa bayıldım :)

| 0 yorum

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Veri madenciliği,veri ambarı üzerinde istatistiksel,matematiksel tekniklerle yeni ilişkiler,eğilimler keşfetmeyi sağlayan bir kaynak.Kısaca;büyük miktarda veri içinden, gelecekle ilgili tahmin yapmamızı sağlayacak bağıntı ve kuralların aranmasıdır.Literatür tanımında şu geçer: "Knowledge Discovery in Databases" ( Veri tabanları bilgi keşfi)

Meşhur bir örnek vardır Amerika’da bir markette Perşembe akşamları çocuk bezi alan müşterilerin %30’u bira da alıyormuş.Bunun nedeni NBA maçlarıymış.Biz bu bilgiyi bilmesek bize negatif bir bağıntı varmış gibi gelir. Veri ambarı burada devreye girer, otomatik bir analiz bütün olasılıkları göz önüne alır ve kolay düşünülemeyecek, örneğin çocuk bezi ve bira arasındaki bağıntıları da bulur.Burada yeni bir tahmin  oluşturabiliriz bira alan cips neden almasın ?

Veri madenciliği sadece bağıntıları bulmamıza yardımcı olmaz,aynı zamanda sınıflandırmada yapar.Örneğin; “Genç kadınlar küçük araba satın alır; yaşlı, zengin erkekler ise büyük, lüks araba satın alır.”.Regresyon sayesinde kredi skorlama da yapmaktadır.Zamana dayalı örnek ; “İlk üç taksidinden iki veya daha fazlasını geç ödemiş olan müşteriler %60 olasılıkla krediyi geriye ödeyemiyor.” Ve daha bir sürü şey.

Aslında amaç her zaman belli;
•         Ürünler arasında bağıntı ?
•         Yeni pazar segmentleri veya potansiyel müşteriler?
•         Zaman içindeki satın alma örüntüleri veya ürün satım eğrileri?
•         Müşterileri guruplamak, sınıflandırmak ?

Veri madenciliğine nereden geldim.Takip ettiğim bir sitede 2013 trendlerinin arasında birkaç data minning uygulaması gördüm hoşuma gitti.Paylaşmadan önce konu hakkında bilgi vermek istedim.Böylece uygulamaların amacını daha iyi anlamış oluruz,ve hangisinin hangi veri madenciliği uygulamalarına hitap ediyor az çok kestirebiliriz.


Movenbank: CRED skoruna  göre tasarruf edenleri  ödüllendiriyor.Ekim 2012’de hizmete giren Movenbank, kullanıcıların finansal alışkanlıklarını geliştirmek ve gösterdikleri pozitif gelişimi ödüllendirmek  prensibine dayalı bir finansal hizmet platformu.  Sistem kullanıcının CRED skoruna dayalı olarak  işliyor. Kullanıcının harcama ve tasaruflarını iyi  yönetmesi ve ‘sosyal ağlardaki etkisinin’ artması  durumunda CRED skoru da artıyor. CRED skoru  yüksek olan kullanıcılar daha düşük fiyat ve ek  ürünlere erişim gibi avantajlardan yararlanabiliyor.




Cignifi: Mobil kullanım verisi üzerinden kredi skoru ABD kökenli Cignifi firması geliştirdiği analitik  teknoloji sayesinde kullanıcıların mobil cihaz  kullanım alışkanlıklarını - arama yapma, mesajlaşma ve kontör yükleme gibi - inceleyerek kullanıcının yaşam tarzını değerlendiren ve kredi riski profilini çıkaran bir çalışma gerçekleştirdi. Brezilya’da pilot uygulama aşamasını geçen servis şu anda 100 milyon üyesi bulunan büyüyen orta sınıfın hizmetine sunulmuş durumda. Alışılmış türde kredi verisi mevcut olmadığı için Brezilya’nın orta sınıfının finansal hizmet ürünlerine erişimi bugüne kadar oldukça sınırlıydı.




…….
Kroger: Kişiselleştirilmiş süpermarket indirim ABD kökenli süpermarket zinciri Kroger kişiselleştirilmiş bir indirim kampanyası başlatarak, müşterilerinin sadakat kartı kullanımından elde edilen verilere göre kişisel indirim kuponları oluşturdu. Kroger’dan alınan bilgiye göre alışverişçilerinin %70’i bu kişiselleştirilmiş kuponlardan en az bir tanesini kullandı.





Opower: Enerji kullanım  yarışması düzenleyen sosyal uygulama Opower enerji uygulaması, Facebook, Natural  Resources Defense Council (Doğal Kaynakları Koruma Heyeti), enerji bilişim alanında yazılımlar  üreten Opower ve Amerikalı 16 kamu hizmeti şirketinin işbirliği sonucunda 2012 Nisan’da hayata geçti. Kullanıcılar enerji hesaplarını bu uygulamaya  bağlayarak ay içindeki enerji kullanımlarını görselleştirerek izleme imkânı buluyor. Ek olarak, enerji kullanımlarını arkadaşlarıyla ve diğer hanelerle karşılaştırma ve hanelerdeki enerji kullanımı düşürmek konulu yarışmalara katılma  fırsatına da sahip oluyorlar.






| 0 yorum

13 Haziran 2013 Perşembe

Geçen yazılarımdan birinde sistem analist,iş analisti gibi kavramlardan bahsetmiştim,çünkü sistem analist olma isteğimden geliyor sanırım bu vurgulamalar.

MIS yani yönetim bilişim sistemleri geniş bir alana hitap eden bir bölüm.Bilgisayar,işletme ve hatta bazen endüstri mühendisliğinden dersler bile görürsünüz.Karışım sevenlere hitap eder.Ben de uzmanlaşma yerine her daldan bal alıyorum,benim gibiyseniz buyrun bu bölümü keşfetmeye.

YBS, alanında çalışanlar genelde bilgisayar programlama,sistem tasarı,veri iletişimi,organizasyon,ekonomi,pazarlama,finans gibi konularda eğitiliyorlar.Mezunlar kuruluşların sadece IT departmanında çalışmıyorlar.İnsan kaynakları,işletme ve bilgisayar,pazarlama ve finans hizmetlerinde hatta üst kademede çalışabilirler.Tüm bu alanlara hitap etme de analitik düşünebilme,detaylara önem verme ve analiz edebilme çok önemli.Şöyle bir kariyer sitelerinde araştırma yaptığınızda aranılan özellikler kısmında olmazsa olmaz özelliklerdir bunlar.




Resimlere tıkladığınız büyüyor,az çok görebilirsiniz.Çalışılan pozisyonlar iş ilanlarında şöyle sıralanmaktadır:
  • Bütçe planlama ve raporlama uzmanı,
  • Bilişim sistemleri analisti,
  • Uygulama analiz sorumlusu,
  • İş yönetimi sistemleri sorumlusu,
  • e-ticaret sorumlusu,
  • Online satış uzmanı,
  • Bankalarda risk analiz asistanı,
  • ERP danışmanı,
  • CRM uzmanı.
Bu kadar geniş bir alanda uzmanlaşmak hayli zor.Ama az çok baskın olan taraf olmalı,kendimden örnek verirsem crm,e-ticaret kısacası pazarlamada gönlüm.Ufkunuzun açık olması dileğiyle....
| 0 yorum

30 Mayıs 2013 Perşembe

İnternet üzerinden iş yapmayı sağlayacak uygulamalar her ne kadar gerçekleştirme açısından yazılım  projeleri olsa da aslında organizasyon kültürünü, iş akışlarını değiştirir. Bu uygulamalar sadece organizasyonu ve çalışanlarını değil aynı zamanda müşterileri ve diğer iş ortaklarını, tedarikçileri, ve etkileşimde bulunulan diğer sektörlerden şirketleri de etkilemektedir. Bu nedenle e-ticarete geçmeden önce atılması gerekilen stratejik adımlar vardır:

 Organizasyon Yapısı:
Öncelikle şirket kendisinin neyi nasıl yaptığını, nereden gelip nereye nasıl gittiğini bilmelidir. Bir diğer değişle organizasyonun misyon ve vizyonu olmalıdır. Stratejik hedeflerini tanımlamış olmalıdır. Ayrıca organizasyon içindeki tüm iş süreçleri ve kültürü de belirli olmalıdır. Ancak bunları gerçekleştirmiş olan bir şirket internet ortamında göstereceği faaliyetler için e-ticaret misyon ve vizyonunu belirleyebilir. Yeni e-organizasyon tanımını yapabilir.

İş Süreçlerinin Dönüşümü: Birinci adımda tanımlı olan organizasyon iş süreçlerinin hangilerinin internet ortamına taşınacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için tüm süreçlerin elektronik ortamda olmasının getireceği artı ve eksiler tartışılıp kritik iş süreçleri belirlenmelidir. Bu adım için dikkat edilmesi gerekilen durumlar; herhangi bir sürecin internete taşınması sırasında oluşabilecek normal işlerdeki aksaklıklar, internete taşınmayan süreçlerle oluşabilecek uyumsuzluklar, ve o süreçle ilgili geri dönüşüm özellikleridir.

 Müşteri Profilleri:  Eğer daha fazla yeni müşteriye ulaşacağım diye kendi sektörlerinin pazar araştırmalarını ve kendi şirketlerinin interneti kullanım açısından müşteri profillerini belirlemeden e-ticaret uygulamasına geçilirse beklenen olumlu sonuçlar elde edilemeyebilir. Öncelikle e-ticaret düşünen her şirket sadık müşterilerinin elektronik ortamda alışveriş yapmaya ne kadar eğilimli olduğunu belirlemesi gerekir. Ayrıca interneti kullanan potansiyel müşteriler açısından kendi ürünlerinin onlara uygunluğu da belirlenmelidir. Şirketlerin henüz internete erişim olanağı olmayan ya da çeşitli nedenlerle bunu istemeyen müşterileri için onları internet kullanıcısı yapacak planları önceden hazır olmalıdır.

 Şirket Çalışanlarının Durumu: 
Çalışanların e-iş kavramına ve ortamına uyum sürecinin nasıl gerçekleşeceğinin belirlenmesi gerekecektir. E-ticaret uygulamlarına başlanıldığında bu uygulamalarda görev alacak personele yeni eğitimler vermek gerekecek mi sorulmalıdır. Ayrıca bu uygulamalar için yeni personel de alınması gerekebilir. Öte yandan elektronik ortama aktarılan bazı süreçler personel çıkarılmasına ya da bazı bölümlerin işlevlerinin değişip hatta tamamen kapatılmasına da neden olabilir. Organizasyon yapısında oluşabilecek her türlü değişiklik önceden belirlenmeli ve bunun şirkete getireceği artı ve eksiler tam olarak bilindikten sonra eyleme geçilmelidir.

 Diğer Şirketler: 
Özellikle B2B uygulamaları için iş gereği etkileşime girilen diğer şirketlerin internet ortamına geçişleri  ne zaman ve ne şekilde gerçekleşecektir bilinmelidir. Dış kaynaklardan sağlanan süreçlerle uyum, tedarikçilerle ya da iş ortaklarıyla gerçekleştirilen süreçlerle uyum göz önünde bulundurulmadan e-ticaret yapılmaya başlanırsa tüm süreçler top yekün bir çöküş yaşayabilir.

İnternet Altyapısı:E-ticaret uygulamalarına geçecek şirketlerin bu uygulamaların temelinde yer alan internet altyapısını sağlayabilirliği de belirlenmelidir. İnternetten ticaret yapmak için gerekli donanım ve yazılım maliyetleri bilinmelidir.

 Para Akışı:  Daha çok ülkemize has olan bir konu da para akışıdır. Çeşitli iş süreçlerinde kullanılabilen çek-senet işlemleri elektronik ticarette yerini sayısal para kavramına bırakacaktır. Hatta vergiler açısından da elektronik ortama geçiş ülkemiz için kayıtsız ekonomiyi ortadan kaldırıcı bir çözüm olabilir. Şirketin para akışlarının tamamının elektronik ortamda yapılacağının bilincinde olarak karar vermesi gerekir.

 İsterlerin Belirlenmesi: 
 Son aşama, e-ticaret uygulamasının işlevlerinin belirlenmesi aşamasıdır.  Sistem kullanıcı isterleri bu aşamada tanımlanır. Projenin devamını doğrudan etkileyen bir süreç olduğu için kullanıcı isterlerinin en açık ve somut bir şekilde belirlenmesi şarttır.

Her şirketin sosyal boyutu vardır.Yazılım projelerinde  ihtiyacı ve koşulları  analiz etmeden gerçekleşen bir proje hüsrana uğrayabilir.. Sadece soru sormak yetmez tabi .Doğru bir yöntemle işinin ehli bir araştırmacının, gerçekten ne istediğini bilen bir yöneticisiyle yapılan  araştırma da paha biçilmez.Stratejik adımların alıntısını yaptığım kaynağa mutlaka göz atınız.
E-Ticaret Uygulamalarına Geçiş İçin Stratejik Adımlar A. Toygar Abak
| 3 yorum

29 Mayıs 2013 Çarşamba

B2B, yani ingilizce açılımı "Business to Business" olan bu kısaltma, şirketler arası pazarlama ya da satış uygulamalarına verilen kısa tanımdır.
KOBİ´ ler bu şekilde İnternet üzerinden, mal ve hizmet üretim aşamasında ihtiyaç duydukları ürün tedariklerini, ya da tam tersi, başka KOBİ´ lerin ihtiyaç duyduğu ara malların toptan satışlarını kolaylıkla yapabilme olanağına kavuşabilmektedirler.
B2B elektronik ticareti su şekilde sınıflandırmıştır.B2B işlem türüne göre ikiye ayrılmaktadır. Bunlar, spot satın alma ve stratejik tedariktir.

Spot satın alma, ihtiyaç duyulan malzemenin veya servisin ihtiyaç duydukları an satın alınmasıdır. Tedarikçi ve satın almacı birbirlerini tanımak zorunda değillerdir. Spot satın alma örnek olarak yağ, seker, kâğıt alımını örnek verebiliriz.

Sistematik tedarik ise, tedarikçi ve satın almacı arasında yapılan uzun süreli kontratlarla ve anlaşmalarla yapılan tedarik sistemidir.




B2B’ye konu olan malzemeler nelerdir?

B2B işlem türüne göre ikiye ayrılmaktadır. Bunlar direk ve endirekt olarak ayrılmaktadır. Bu malzemeleri muhasebe dersi alanlar ve özellikle maliyet muhasebesi alanlar bilirler. Endüstri mühendislerinin bir hayli içli dışlı olduğu meselelerdir.

Direk malzemeler, ürün yapımında kullanılan, örneğin araba için çelik veya kitap için kağıt gibi malzemelerdir.

Endirekt malzemeler, ise bakım, onarım ve operasyonel islerde kullanılan örneğin, ofis için lamba, bilgisayar, sarf malzemesi gibi malzemelerdir.

İşlem türüne göre B2B:

B2B’de işlem türleri 4 ana baslıkta toplanmıştır. Bunlar:

§  Alış Merkezli: Alış Merkezli B2B’de tek bir alıcı ve birçok satıcı mevcuttur.
§  Satış Merkezli: Satış Merkezli B2B’de tek bir satıcı ve birçok alıcı mevcuttur.
§  Elektronik Pazar: Birçok sayıda alıcı ve satıcı bulunmaktadır

§  Ticari İşbirliği: Şirketler arası bilgi, tasarım ve iş ortakları arasındaki planların paylaşımı ve iletisimidir.

Not: Konuları  adım adım gitmekteyim.Daha sonra piyasadaki yazılımlar ve sistem kullanıcıları da incelenecektir.

Yaralandığım kaynak : TURBAN,E., KING D., LEE J., VIEHLAND D., 2004. ElectronicCommerce Managerial Perspective, Prentice Hall, Upper Saddle River, NJ, 714s.

Bu arada bilişim deyince hep akla Turban'ın kitapları gelir :)


Fatih Söylemez Türkiye’deki İlk 1.000 Büyük İsletme İçin İsletmeler Arası Elektronik Ticaretin (B2b) Durum Degerlendirmesi Ve Öneriler / TEZ







| 0 yorum

EDI, belli bir şekilde yapılandırılmış bir format kullanarak, iki şirketin iş bilgilerini elektronik ortamda birbirlerine aktarmalarını ifade etmektedir.
Sistem nasıl çalışmaktadır ?
Online müşteri, Internet üzerinden satıcının Web sitesine girer. Burada bir ürün satın almak istediğine karar verir ve kendisi hakkında verdiği bütün bilgilerin şifrelendiği “Transaction Server”a yönlendirilir. Siparişini onayladığı anda, bilgiler net üzerinden özel bir geçiş yoluyla ödemeyi yapan veya ödemeyi teslim alan bankaların bu işlemi onayladıkları veya reddettikleri Network işleme mekanizmasına ulaşır. Bütün bu işlemler 5-7 saniyeden fazla sürmez. Günde bir kaç sipariş alan satıcılardan, binlerce sipariş alan satıcılara kadar değişik ihtiyaçları karşılayacak şekilde farklı ödeme sistemleri vardır. “Secure Socket Layer” (Güvenli Soket Katmanı) sayesinde e-ticaret güvenli bir hale gelmiştir.
Internet birbiri ile bağlantılı bilgisayarların oluşturduğu yapıdan müteşekkil bir ağdır. Ancak bu ağ sadece bir yada bir kaç taneden oluşmayıp ağların ağıdir. Bu küresel bilgi sistemi Şekil de görüldüğü üzere sunucu adı verilen bilgisayarlar üzerindeki bilgiler sayesinde genişlemektedir. Internet teknolojilerinin hızla ilerlemesi ile bu kapsamda sıkça konu olabilecek diğer bir tanım da Intranet ve Extranetdir. Intranet belli bir organizasyona İnternet teknolojilerini kullanarak kurulan bilgisayar ağıdır. Bunu bir tür lokal İnternet olarak da ifade edebiliriz. Ofis otomasyonlarının hızla yaygınlaştığı şu günlerde Intranet sayesinde bir organizasyonda iletişim daha hızlı ve kolay, koordinasyon imkanı daha da artmaktadır.
Extranet ise şirketlerin kendi aralarında veya belirli müşterileri ile bilgi alışverişinde/ticari ilişkide bulundukları ve üçüncü taraflara kapalı olan uygulamalardır. Bu uygulamalarda EDI (electronic data interchange) adı verilen bir yöntem kullanılmaktadır. EDI, 1990’lı yılların ortalarında ABD ve Avrupa’da yoğun olarak kullanılmaya başlanmıştır.

| 0 yorum

28 Mayıs 2013 Salı

•       İnternet Kullanıcı Sayısı: 36.5M
•       Tüm Topluma Penetrasyonu: %47
•       Mobil İnternet Kullanıcısı:13M
•       10M kişi Online Harcama Yapıyor
•       Kredi Kartlarının e-ticaret kullanımı:%9
•       İnternet sitesinden inceleme yaparak mağazadan alışveriş yapanların oranı:%40

•       İnternet sitesinden bir ürünü sepete ekledikten sonra almadan çıkma oranı:%60

Dünyadaki e-ticaret hacmi 10  trilyon doları aşmış durumda. Türkiye kullanıcı sayısı olarak ilk 20’de., penetrasyonda 11. sırada
TÜİK’in 2012 raporuna göre, Türkiye'de her 5 kişiden biri  internet üzerinden alışveriş yapıyor.


2011 yılında gerçekleşen 22.8 milyar TL‘lik finansal hacme göre yüzde 35.3 oranında büyüme gösteren Türk e-ticaret sektörü, 2012 yılı içerisinde gerçekleştirilen 162 milyon işlem neticesinde 30.6 milyar TL’lik hacme ulaşma başarısını gösterdi.




Veriler için arkadaşım Melike Olguna teşekkürler.
Kaynaklar BTK ve TÜİK
| 0 yorum

Her türlü malın, hizmetin, ürünün bilgisayar, elektronik teknoloji gibi iletişim araçlarının kullanılarak satış yapılması ve satın alınmasıyla gerçekleştirilen ticarettir. Biraz daha özetleyecek olursam alım satım işleminin ödemesinin internet ve elektronik üzerinden yapılmasıyla gerçekleştirilen ticarettir.

Gelişimine bakarsak;
   •      1970’ler; Elektronik Veri Alış-verişi (EDI) tekniği ile e-ticaret yapılmaya başlandı.

•      1979; Michael Aldrich e-ticareti icat etti.

•      1981; İngiltere’de ilk B2B e-ticaret gerçekleştirildi.

•      1990; WWW  web tarayıcısı icat edildi.

•      1994; güvenlik protokolleri ve DSL altyapıları geliştirilmeye başlandı.

•      1995; Amazon kuruldu

•      2003: Amazon.com ilk kez yıllık kar açıkladı.

•      2007: Business.com RH Donnelley tarafından 345 milyon ABD dolarına satın alınır.

Business to Business (B2B):Kurumlar  arasındaki ticaret olarak nitelenen bu ticaret şekli  gerek sektörel portallarla, gerekse kurumun kendi  sitesi aracılığıyla yapılmaktadır. Hacmi en büyük olan kategoridir.

Business to Consumer (B2C):Kurumlarla kişiler arasındaki  elektronik ticaret olarak nitelendirilebilecek 

Consumer to Consumer (C2C):Tüketiciler arasında yapılan online alış-verişi ifade eder.

Business to Goverment (B2G): Firmalar ve kamu  kurumlarının Internet üzerinde bir araya gelmesini  ifade eder, firmalar satıcı kamu kurumları alıcı durumundadır.

Comsumer to Goverment (C2G):Pasaport, ehliyet, vergi  ödemeleri vb gibi çok sayıda kamusal iş İnternet  üzerine kaymaktadır .


| 1 yorum

18 Mayıs 2013 Cumartesi


Şirketler stratejilerini belirlemek, verilerini analiz etmek için onları istihdam ediyor. En çok, bankacılık-finans, hızlı tüketim, perakendecilik gibi müşteri yoğun sektörlerde çalışıyorlar. İş zekası uzmanları, son yılların gözde çalışanları arasında yer alıyor.

İş zekası bölümleri, genellikle analiz edilmesi gereken çok fazla ham bilginin olduğu şirketlerde yer alıyor. Müşteri bilgilerini derinlemesine inceliyor, farklı açılardan hazırladıkları raporlarla üst yönetimin pazarlama stratejileriyle ilgili kararlarına etki ediyorlar. Ayrıca kârlılığın arttırılması, maliyetlerin azaltılması için planlama yapıyorlar. Pozisyon adı iş zekâsı uzmanı, analisti ya da mühendisi olarak şirketten şirkete değişse de görev ve sorumlulukları değişmiyor. Şirketin organizasyon yapısına göre farklı birimler altında (satış, pazarlama, mali işler vs.) görev yapabiliyorlar. Analitik düşünce yapısı gerektiği için genellikle mühendislik mezunları tercih ediliyor ve iyi derecede İngilizce bilgisi aranıyor. Şirketler bu özelliklere sahip yeni mezun gençleri de istihdam edebiliyor.

Üst yönetime yakın çalışıyorlar

Özellikle büyük ölçekli şirketlerde neredeyse tüm iş alanlarında iş zekasından faydalanıldığını belirten İnproda Danışmanlık Yönetici Ortağı Cafer Telci, son zamanlarda orta ölçekli şirketlerin de danışmanlık firmaları aracılığıyla iş zekası uzmanlarının çıkardığı verileri kullandığını söylüyor. Ona göre bu uzmanlar, pazarlama, satış, mali işler veya bilgi teknolojileri departmanı altında çalışıyor, özellikle büyük organizasyonlarda proje ofisi, yönetim ofisi gibi bölümler altında icra kurulu ve yönetime oldukça yakın çalışıyorlar. Telci, pazarlama ve CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) alanlarında danışmanlık yapan şirketlerin de bu kişileri çalıştırdığını ekliyor.

Maaşlar 5 bin-8 bin TL arasında

Şirket içinde farklı bölümlerle dirsek teması çok olacağından, iş zekâsı uzmanlarının iletişimi kuvvetli ve ekip çalışmasına yatkın olmasına dikkat edildiğini söyleyen Hugent İK Satış Direktörü Çağlan Ünal Üzümcü, perakende, bankacılık, online satış, lojistik, ilaç ve teknoloji şirketleri gibi genellikle büyük montanlarda satış yapan ya da çok sayıda son kullanıcıya ulaşan şirketlerin bu uzmanlara ihtiyacı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu kişiler genellikle teknoloji ekipleriyle çalışıyor. Maaşlar genellikle yüksek. Deneyimsiz ya da çok az deneyimli kişileri dışarıda bırakırsak ortalama maaşlar net 5000-8000 TL civarında”.

Web Analytics araçlarını ileri düzeyde kullanmak şart

İş Zekası Uzmanı Onur Can Koç, işletme mezunu. İşletme yönetimi ve pazarlama olmak üzere iki alanda yüksek lisans eğitimi görmüş. İleri düzey Microsoft Office programları biliyor. Google reklamcılık sertifikalarına sahip. “Google Analytics, Gemius, Comscore gibi web analytics araçları üzerinden aldığım bilgileri anlamlı hale getirip yorumlayabilmek için Qlikview gibi iş zekası araçlarıyla ilgili eğitimler gördüm” diyen Koç, dijital pazarlama yöntemleri “Adwords” ve Facebook reklamlarının sonuçlara dair de rapor çıkarıp yöneticisine sunuyor. Alanındaki gelişmeleri takip ederek kendini sürekli yenilemek durumunda olduğunu da ekliyor.

En çok iş zekası uzmanı aranan sektörler
Bilişim
Danışmanlık
Tekstil
Bankacılık-Finans
Çağrı Merkezi
Kaynak: Yenibiris.com
| 0 yorum

19 Nisan 2013 Cuma



Yönetim Bilişim Sistemleri, insan, teknoloji, sistem teorisi ve bilgi yönetimi alanlarını bir araya getiren akademik bir alandır. Yöneticilerin karar vermesini kolaylaştırmak için, değişik yerlerdeki bilgilerin toparlanarak, bütün halinde sunmak, Yönetim Bilişim Sistemleri'nin en önemli görevlerinden biridir. Bu görevi yerine getirenler sistem analistler oluyor.Sistem analist,insanların,metodların ve bilgisayar teknolojisinin işleri en iyi şekilde yerine getirebilmeleri için,organizasyonun problem ve gereksinimleri üzerinde çalışır.

Bu tanımlara nereden geldim? Geçen bir bilgisayar mühendisi arkadaşımla sistem analistlik üzerine sohbet ettik.Yazılım firmalarında sistem analist ,teknik adamla işletmeyi bir noktada bağlamaya çalışan kişidir.Bu böyle de olmalıdır.Kendisine sistem analist bulunduruyor musunuz diye sordum.Yooo firma gerek duymuyor.Peki tedarik üzerine  ERP yazılımı geliştiriyorsunuz,giden kişi bilgisayar mühendisi ne kadar hakim sürece? Analiz ediliyor,bir problem yok,Özlem sen pazarlamacı mısın dedi :) Aslında ben sistem analistim.

Sistem analist bir fabrikaya,bir işletmeye hizmet edecekse süreçleri bilmeli.Ben ve hocam bunu her zaman savunuyoruz.Hatta tıpcılar bile bu mesleğe dalmaya başlamış.Sistemi,hele bir işletmeyi analiz etmek kolay değil.teknik adam olmaktan çok işletme süreçlerine de hakim olmak zorundasın.İşte biz bunun için varız.Varlığımızı zorunlu kılan şu resimlere bir bakınız:




Biz bu konuların hepsine hakim değiliz fakat işletmeyi anlayabiliyoruz.Yazılım firmalarının bu süreçleri dikkate almayıp,sadece teknik adamla yapılırsa bu işler GÜM diye işler.Unutmadan sadece teknik ve süreç bilgisi yetmez sistem analist olmada çünkü özel ve teknik bilgilere ulaşmanın bir yolu da, sosyal bir varlık olan insandan geçer.

| 0 yorum

18 Nisan 2013 Perşembe

Aşağıdaki uygulama ödüllendirmeyi farklı kılmış. Geleneksel alışverişten   ziyade daha iyi bir ödüllendime programı tasarlamak amaçlanmış.Uygulamayı geliştirenler ,bu puanların tüketicide savurganlığı ve suçluluk duygusunu azaltığını savunuyor.Alışveriş motivasyonu bu olsa gerek.Duyguların tatmini, dinlenme, iyi vakit geçirme, başarılı olma, merak ve yeni deneyimler kazanma, kullanım kolaylığı,  ekonomiklik hepsi burada :)


Uygulama telefona indirilip, parakendeci uygulama programı yüklü olan tüketiciye ses sinyali göndererek,alışveriş merkezine girdiği anda etkin oluyormuş.Satın alınmak istenen ürünü tarama, arka planda otomatik  mobil ve yarı otomatik mobil check-in mantığı yatıyormuş.

Firmalar bu uygulamayla müşteri   sadakatini sağlamış görünüyor.Ayrıca her parakendeci kendine ait uygulamasını  geliştirebiliyormuş."Yazılım,parakendeyi güçlendirir" sloganı aklıma geliyor. Parakendenin yolu yenilikçi,interaktif,mağaza içi mobil uygulamalara doğru yol alıyor sanırım. Gartner, 2013 yılında mobil telefonların PC’lerin yerini alacağını ve 2015 yılında da oturmuş pazarlarda %80 oranında akıllı telefonların satışının olacağını ön görüyor. Bu öngörü alışveriş alışkanlıklarımızı nasıl değiştirecek merak ediyorum şimdiden...

Firmaya ait bilgiler : Kaynak
| 0 yorum

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Blog Archive

Search This Blog