yazılım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazılım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2013 Pazartesi

Google Analytics’in başlangıç macerası Urchin teknolojisine dayanır. 2005 yılında paralı bir analytic sistemi olan Urchin’i satın alan Google, 2006 yılında ücretsiz Google Analytics sistemini kullanıma sundu.

Google Analytics, ücretsiz web site performans analizi servisidir. Aşağıdaki istatistikleri blogu,youtube sayfası olanlar bilir.Ben mesela hangi kelimelerle bloguma ulaşmış ona bakarım,ona göre yazıya etiket veririm.Genel sayaçlar :
  •  Ziyaret sayısı: İlgili tarih aralığında sitenizi ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısıdır.
  • Sayfa Görüntüleme Sayısı: İlgili tarih aralığında sitenizi ziyaret edenlerin görüntüledikleri toplam sayfa sayısıdır.
  • Sayfa/Ziyaret: Ziyaretçilerin ortalama ziyaret ettikleri sayfa sayısıdır.
  • Hemen çıkma oranı: Sitenize gelen ziyaretçilerde ilk sayfadan sonra sitenizi terk edenlerin toplam ziyaretçilere oranıdır.
  • Sitede geçirilen ortalama süre: Sitenize gelen ziyaretçilerin sitede ortalama geçirdikleri süredir.
  • Yeni ziyaretler: Sitenize gelen ziyaretçilerden siteye ilk kez giriş yapanların toplam ziyaretçilere oranıdır.


Bu özellikler bize sanki Google Analytics’in bir sayaç görevi gördüğü izlenimi vermiş olabilir.Burada pazarlamacılar bilir, sayaç değil “potansiyel müşteri” vardır aslında.Potansiyel müşteriler, segmentasyona sürecine dahil edilirse kaymağı yenebilecek bir Google hizmetine dönüşür.

GA’nın E-ticaret Boyutu

Bu konuyla ilgili şu blogtan yararlandım:

Web sitenizin yönetici panelinde satışlarınızı zaten görüyorsunuzdur. Google Analytics e-ticaret entegrasonunun amacı satış performansının ölçümünü ziyaretçilerle eşleştirilmesidir. Admin panelinizde satış işlemleri sayısını, gelirinizi vs. görüyor olabilirsiniz ama bir satışın gerçekleşme süreci hakkında fikir sahibi olmak istiyorsanız GA e-ticaret izlemeyi kurmanız gerekiyor. Böylece şu sorulara cevap veren verilere sahip olabileceksiniz:
Satışa kadar geçen süre: Ziyaretçileriniz sitenize ilk geldiklerinden kaç gün sonra veya kaçıncı ziyaretlerinde alışveriş yapmışlar?
Satış kaynağı: Hangi kaynaktan gelen ziyaretçiler daha yüksek dönüşüm oranlarına sahip?
Dönüşüm oranı: Web sitesine gelen ziyaretlerin kaçı satış ile sonuçlanıyor?
Ziyaretçi başına getiri: Bir ziyaretçinin ortalama getirisi nedir?
Gelir ortaklarının performansı: Hangi gelir ortağım ne kadar satışa vesile oluyor?
Coğrafi değerlendirme: Hangi şehirden gelen ziyaretçilerin dönüşüm oranları daha yüksek?

Elde ettiğiniz veriler bunlarla sınırlı değil. GA e-ticaret takibi ile gönderilen veriler aşağıdaki listedeki gibidir, bu verilerden istediğiniz gibi sonuç çıkarmak ve değerlendirme yapmak sizin elinizde.
Ayrıca hali hazırda sizin web sayfanızın veri tabanında bulunan :

·         Ürün ismi
·         Ürün kategorisi
·         Ürün modeli
·         Ürün miktarı
·         Ürün birim fiyatı
·         Satın alan kişinin ülkesi
·         Satın alan kişinin eyaleti/bölgesi
·         Satın alan kişinin şehri
·         Kargo ücreti
·         Kesilen vergi
·         Toplam fiyat
·         Affiliate ismi veya mağaza ID’si
·         İşlem ID’si gibi verilerin bir kısmını seçerek oluşturcağınız ve G.A'nın size sunduğu istatistiklerle detaylı analiz yapabilirsiniz.Big data'ya zemin hazırladığını söylemeden geçemeyeceğim.

Arama motorunda, bir sosyal mecrada, başka siteler üstündeki bağlantılarla, bir e-posta iletisinde veya arkadaşınızın yönlendirmesiyle bir firmanın veri tabanının verisi olursunuz,bu veriyle firmanın  potansiyel müşterisi konumuna gelebilirsiniz, o firma sizinle birebir ilişki kurar, sizle sanki firmanın yegane müşterisiymiş gibi ilgilenir. Müşteri segmentasyonuna dahil olursunuz ve tüketici+üretici= türetici formülü gerçekleşmiş olur. Söylemeden geçemeyeceğim Google reklamı gibi oldu : “Google’la her şey mümkün ! “ :) 





| 0 yorum

30 Mayıs 2013 Perşembe

İnternet üzerinden iş yapmayı sağlayacak uygulamalar her ne kadar gerçekleştirme açısından yazılım  projeleri olsa da aslında organizasyon kültürünü, iş akışlarını değiştirir. Bu uygulamalar sadece organizasyonu ve çalışanlarını değil aynı zamanda müşterileri ve diğer iş ortaklarını, tedarikçileri, ve etkileşimde bulunulan diğer sektörlerden şirketleri de etkilemektedir. Bu nedenle e-ticarete geçmeden önce atılması gerekilen stratejik adımlar vardır:

 Organizasyon Yapısı:
Öncelikle şirket kendisinin neyi nasıl yaptığını, nereden gelip nereye nasıl gittiğini bilmelidir. Bir diğer değişle organizasyonun misyon ve vizyonu olmalıdır. Stratejik hedeflerini tanımlamış olmalıdır. Ayrıca organizasyon içindeki tüm iş süreçleri ve kültürü de belirli olmalıdır. Ancak bunları gerçekleştirmiş olan bir şirket internet ortamında göstereceği faaliyetler için e-ticaret misyon ve vizyonunu belirleyebilir. Yeni e-organizasyon tanımını yapabilir.

İş Süreçlerinin Dönüşümü: Birinci adımda tanımlı olan organizasyon iş süreçlerinin hangilerinin internet ortamına taşınacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için tüm süreçlerin elektronik ortamda olmasının getireceği artı ve eksiler tartışılıp kritik iş süreçleri belirlenmelidir. Bu adım için dikkat edilmesi gerekilen durumlar; herhangi bir sürecin internete taşınması sırasında oluşabilecek normal işlerdeki aksaklıklar, internete taşınmayan süreçlerle oluşabilecek uyumsuzluklar, ve o süreçle ilgili geri dönüşüm özellikleridir.

 Müşteri Profilleri:  Eğer daha fazla yeni müşteriye ulaşacağım diye kendi sektörlerinin pazar araştırmalarını ve kendi şirketlerinin interneti kullanım açısından müşteri profillerini belirlemeden e-ticaret uygulamasına geçilirse beklenen olumlu sonuçlar elde edilemeyebilir. Öncelikle e-ticaret düşünen her şirket sadık müşterilerinin elektronik ortamda alışveriş yapmaya ne kadar eğilimli olduğunu belirlemesi gerekir. Ayrıca interneti kullanan potansiyel müşteriler açısından kendi ürünlerinin onlara uygunluğu da belirlenmelidir. Şirketlerin henüz internete erişim olanağı olmayan ya da çeşitli nedenlerle bunu istemeyen müşterileri için onları internet kullanıcısı yapacak planları önceden hazır olmalıdır.

 Şirket Çalışanlarının Durumu: 
Çalışanların e-iş kavramına ve ortamına uyum sürecinin nasıl gerçekleşeceğinin belirlenmesi gerekecektir. E-ticaret uygulamlarına başlanıldığında bu uygulamalarda görev alacak personele yeni eğitimler vermek gerekecek mi sorulmalıdır. Ayrıca bu uygulamalar için yeni personel de alınması gerekebilir. Öte yandan elektronik ortama aktarılan bazı süreçler personel çıkarılmasına ya da bazı bölümlerin işlevlerinin değişip hatta tamamen kapatılmasına da neden olabilir. Organizasyon yapısında oluşabilecek her türlü değişiklik önceden belirlenmeli ve bunun şirkete getireceği artı ve eksiler tam olarak bilindikten sonra eyleme geçilmelidir.

 Diğer Şirketler: 
Özellikle B2B uygulamaları için iş gereği etkileşime girilen diğer şirketlerin internet ortamına geçişleri  ne zaman ve ne şekilde gerçekleşecektir bilinmelidir. Dış kaynaklardan sağlanan süreçlerle uyum, tedarikçilerle ya da iş ortaklarıyla gerçekleştirilen süreçlerle uyum göz önünde bulundurulmadan e-ticaret yapılmaya başlanırsa tüm süreçler top yekün bir çöküş yaşayabilir.

İnternet Altyapısı:E-ticaret uygulamalarına geçecek şirketlerin bu uygulamaların temelinde yer alan internet altyapısını sağlayabilirliği de belirlenmelidir. İnternetten ticaret yapmak için gerekli donanım ve yazılım maliyetleri bilinmelidir.

 Para Akışı:  Daha çok ülkemize has olan bir konu da para akışıdır. Çeşitli iş süreçlerinde kullanılabilen çek-senet işlemleri elektronik ticarette yerini sayısal para kavramına bırakacaktır. Hatta vergiler açısından da elektronik ortama geçiş ülkemiz için kayıtsız ekonomiyi ortadan kaldırıcı bir çözüm olabilir. Şirketin para akışlarının tamamının elektronik ortamda yapılacağının bilincinde olarak karar vermesi gerekir.

 İsterlerin Belirlenmesi: 
 Son aşama, e-ticaret uygulamasının işlevlerinin belirlenmesi aşamasıdır.  Sistem kullanıcı isterleri bu aşamada tanımlanır. Projenin devamını doğrudan etkileyen bir süreç olduğu için kullanıcı isterlerinin en açık ve somut bir şekilde belirlenmesi şarttır.

Her şirketin sosyal boyutu vardır.Yazılım projelerinde  ihtiyacı ve koşulları  analiz etmeden gerçekleşen bir proje hüsrana uğrayabilir.. Sadece soru sormak yetmez tabi .Doğru bir yöntemle işinin ehli bir araştırmacının, gerçekten ne istediğini bilen bir yöneticisiyle yapılan  araştırma da paha biçilmez.Stratejik adımların alıntısını yaptığım kaynağa mutlaka göz atınız.
E-Ticaret Uygulamalarına Geçiş İçin Stratejik Adımlar A. Toygar Abak
| 3 yorum

29 Mayıs 2013 Çarşamba

B2B, yani ingilizce açılımı "Business to Business" olan bu kısaltma, şirketler arası pazarlama ya da satış uygulamalarına verilen kısa tanımdır.
KOBİ´ ler bu şekilde İnternet üzerinden, mal ve hizmet üretim aşamasında ihtiyaç duydukları ürün tedariklerini, ya da tam tersi, başka KOBİ´ lerin ihtiyaç duyduğu ara malların toptan satışlarını kolaylıkla yapabilme olanağına kavuşabilmektedirler.
B2B elektronik ticareti su şekilde sınıflandırmıştır.B2B işlem türüne göre ikiye ayrılmaktadır. Bunlar, spot satın alma ve stratejik tedariktir.

Spot satın alma, ihtiyaç duyulan malzemenin veya servisin ihtiyaç duydukları an satın alınmasıdır. Tedarikçi ve satın almacı birbirlerini tanımak zorunda değillerdir. Spot satın alma örnek olarak yağ, seker, kâğıt alımını örnek verebiliriz.

Sistematik tedarik ise, tedarikçi ve satın almacı arasında yapılan uzun süreli kontratlarla ve anlaşmalarla yapılan tedarik sistemidir.




B2B’ye konu olan malzemeler nelerdir?

B2B işlem türüne göre ikiye ayrılmaktadır. Bunlar direk ve endirekt olarak ayrılmaktadır. Bu malzemeleri muhasebe dersi alanlar ve özellikle maliyet muhasebesi alanlar bilirler. Endüstri mühendislerinin bir hayli içli dışlı olduğu meselelerdir.

Direk malzemeler, ürün yapımında kullanılan, örneğin araba için çelik veya kitap için kağıt gibi malzemelerdir.

Endirekt malzemeler, ise bakım, onarım ve operasyonel islerde kullanılan örneğin, ofis için lamba, bilgisayar, sarf malzemesi gibi malzemelerdir.

İşlem türüne göre B2B:

B2B’de işlem türleri 4 ana baslıkta toplanmıştır. Bunlar:

§  Alış Merkezli: Alış Merkezli B2B’de tek bir alıcı ve birçok satıcı mevcuttur.
§  Satış Merkezli: Satış Merkezli B2B’de tek bir satıcı ve birçok alıcı mevcuttur.
§  Elektronik Pazar: Birçok sayıda alıcı ve satıcı bulunmaktadır

§  Ticari İşbirliği: Şirketler arası bilgi, tasarım ve iş ortakları arasındaki planların paylaşımı ve iletisimidir.

Not: Konuları  adım adım gitmekteyim.Daha sonra piyasadaki yazılımlar ve sistem kullanıcıları da incelenecektir.

Yaralandığım kaynak : TURBAN,E., KING D., LEE J., VIEHLAND D., 2004. ElectronicCommerce Managerial Perspective, Prentice Hall, Upper Saddle River, NJ, 714s.

Bu arada bilişim deyince hep akla Turban'ın kitapları gelir :)


Fatih Söylemez Türkiye’deki İlk 1.000 Büyük İsletme İçin İsletmeler Arası Elektronik Ticaretin (B2b) Durum Degerlendirmesi Ve Öneriler / TEZ







| 0 yorum

18 Mayıs 2013 Cumartesi


Şirketler stratejilerini belirlemek, verilerini analiz etmek için onları istihdam ediyor. En çok, bankacılık-finans, hızlı tüketim, perakendecilik gibi müşteri yoğun sektörlerde çalışıyorlar. İş zekası uzmanları, son yılların gözde çalışanları arasında yer alıyor.

İş zekası bölümleri, genellikle analiz edilmesi gereken çok fazla ham bilginin olduğu şirketlerde yer alıyor. Müşteri bilgilerini derinlemesine inceliyor, farklı açılardan hazırladıkları raporlarla üst yönetimin pazarlama stratejileriyle ilgili kararlarına etki ediyorlar. Ayrıca kârlılığın arttırılması, maliyetlerin azaltılması için planlama yapıyorlar. Pozisyon adı iş zekâsı uzmanı, analisti ya da mühendisi olarak şirketten şirkete değişse de görev ve sorumlulukları değişmiyor. Şirketin organizasyon yapısına göre farklı birimler altında (satış, pazarlama, mali işler vs.) görev yapabiliyorlar. Analitik düşünce yapısı gerektiği için genellikle mühendislik mezunları tercih ediliyor ve iyi derecede İngilizce bilgisi aranıyor. Şirketler bu özelliklere sahip yeni mezun gençleri de istihdam edebiliyor.

Üst yönetime yakın çalışıyorlar

Özellikle büyük ölçekli şirketlerde neredeyse tüm iş alanlarında iş zekasından faydalanıldığını belirten İnproda Danışmanlık Yönetici Ortağı Cafer Telci, son zamanlarda orta ölçekli şirketlerin de danışmanlık firmaları aracılığıyla iş zekası uzmanlarının çıkardığı verileri kullandığını söylüyor. Ona göre bu uzmanlar, pazarlama, satış, mali işler veya bilgi teknolojileri departmanı altında çalışıyor, özellikle büyük organizasyonlarda proje ofisi, yönetim ofisi gibi bölümler altında icra kurulu ve yönetime oldukça yakın çalışıyorlar. Telci, pazarlama ve CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) alanlarında danışmanlık yapan şirketlerin de bu kişileri çalıştırdığını ekliyor.

Maaşlar 5 bin-8 bin TL arasında

Şirket içinde farklı bölümlerle dirsek teması çok olacağından, iş zekâsı uzmanlarının iletişimi kuvvetli ve ekip çalışmasına yatkın olmasına dikkat edildiğini söyleyen Hugent İK Satış Direktörü Çağlan Ünal Üzümcü, perakende, bankacılık, online satış, lojistik, ilaç ve teknoloji şirketleri gibi genellikle büyük montanlarda satış yapan ya da çok sayıda son kullanıcıya ulaşan şirketlerin bu uzmanlara ihtiyacı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu kişiler genellikle teknoloji ekipleriyle çalışıyor. Maaşlar genellikle yüksek. Deneyimsiz ya da çok az deneyimli kişileri dışarıda bırakırsak ortalama maaşlar net 5000-8000 TL civarında”.

Web Analytics araçlarını ileri düzeyde kullanmak şart

İş Zekası Uzmanı Onur Can Koç, işletme mezunu. İşletme yönetimi ve pazarlama olmak üzere iki alanda yüksek lisans eğitimi görmüş. İleri düzey Microsoft Office programları biliyor. Google reklamcılık sertifikalarına sahip. “Google Analytics, Gemius, Comscore gibi web analytics araçları üzerinden aldığım bilgileri anlamlı hale getirip yorumlayabilmek için Qlikview gibi iş zekası araçlarıyla ilgili eğitimler gördüm” diyen Koç, dijital pazarlama yöntemleri “Adwords” ve Facebook reklamlarının sonuçlara dair de rapor çıkarıp yöneticisine sunuyor. Alanındaki gelişmeleri takip ederek kendini sürekli yenilemek durumunda olduğunu da ekliyor.

En çok iş zekası uzmanı aranan sektörler
Bilişim
Danışmanlık
Tekstil
Bankacılık-Finans
Çağrı Merkezi
Kaynak: Yenibiris.com
| 0 yorum

18 Nisan 2013 Perşembe

Aşağıdaki uygulama ödüllendirmeyi farklı kılmış. Geleneksel alışverişten   ziyade daha iyi bir ödüllendime programı tasarlamak amaçlanmış.Uygulamayı geliştirenler ,bu puanların tüketicide savurganlığı ve suçluluk duygusunu azaltığını savunuyor.Alışveriş motivasyonu bu olsa gerek.Duyguların tatmini, dinlenme, iyi vakit geçirme, başarılı olma, merak ve yeni deneyimler kazanma, kullanım kolaylığı,  ekonomiklik hepsi burada :)


Uygulama telefona indirilip, parakendeci uygulama programı yüklü olan tüketiciye ses sinyali göndererek,alışveriş merkezine girdiği anda etkin oluyormuş.Satın alınmak istenen ürünü tarama, arka planda otomatik  mobil ve yarı otomatik mobil check-in mantığı yatıyormuş.

Firmalar bu uygulamayla müşteri   sadakatini sağlamış görünüyor.Ayrıca her parakendeci kendine ait uygulamasını  geliştirebiliyormuş."Yazılım,parakendeyi güçlendirir" sloganı aklıma geliyor. Parakendenin yolu yenilikçi,interaktif,mağaza içi mobil uygulamalara doğru yol alıyor sanırım. Gartner, 2013 yılında mobil telefonların PC’lerin yerini alacağını ve 2015 yılında da oturmuş pazarlarda %80 oranında akıllı telefonların satışının olacağını ön görüyor. Bu öngörü alışveriş alışkanlıklarımızı nasıl değiştirecek merak ediyorum şimdiden...

Firmaya ait bilgiler : Kaynak
| 0 yorum

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Blog Archive

Search This Blog